Ana içeriğe atla

Kim ki Bu TED

Bir kitapçının raflarında "TED Gibi Konuş" kitabının gördüğümde açıkçası aklıma gelen ilk soru bu oldu. Hiç kitabın arkasına bakmaya tenezzül etmediğim için de uzun bir süre Ted diye bir adam var iyi konuşmalar yapıyor sanırım şimdi de insanlara onun gibi nasıl konuşacağı  öğretiliyor diye de saçma bir mantık yürüttüm. Sosyal medyamız sağolsun popüler her şeyi gözümüze soktuğu için kitabı sık sık görmeye başladım. Hatta biri sürekli kendi TED konuşmasından parçalar koyunca en sonunda dedim yetet kim bu Ted?



TED(technology, entertainment, design) aslında teknoloji, eğlence, dizayn kelimelerinin birleşimi olur da benim gibi geç öğrenenler varsa diye belirtmek istedim. 1984'te bir defalık yapılan TED konferansı 6 yıl sonra tekrarlanık sonra her yıl sürekli hale geldi giderek gelişti. Buralarda yapılan konuşmalar bir internet sitesine taşındığında binlerce, milyonlarca insan bu konuşmaları izlemeye başladılar.

Bu TED konuşmalarını izlemek istiyordum ama açıkçası nerden başlayacağımı bilemedim, etrafımdakilere sorduğumda da yarım yamalak cevaplar aldım. Ben de bir yerden başlamak adına "TED gibi Konuş"kitabını aldım. Hiç TED gibi konuşmaya niyetim yoktu ama gene de kitabı çok eğlenceli ve öğretici buldum.

Öncelikle ünlü TED konuşmacalarından bahsetmesi benim tam istediğim şeydi Onların konuşmalarından kısa hikayeler anlatması ile benim için konuşmacılar hakkında mini reklam gibiydi. Kitabı okurken sıkça ilgimi çeken konuşmaları açıp izledim. Açıkçası bazı konularda yeni bakış açıları edinmek , güzel fikirler duymak ve bunları sunabilecek en iyi insanlardan izlemek çok eğlenceli. Kitabın arkasında bir dizin var kitapta geçen konuşmacılar burada yazıyor. Tam istediğim liste yani:). Kesinlikle konuşmalardan birkaçını izleyin aralarında çok güzel insanı çevreye, hayvanlara karşı daha uyarlı hale getiren konuşmalar var.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Çamaşırhane Tiyatro Oyunu

Oyunun prömiyerini izleyeli neredeyse bir ay olmasına rağmen ben ancak bloga yazabilyorum. Ben gene beğendim oyunu, zaten limitim o kadar düştü ki bazı oyunlarla, aşağı yukarı beğeniyorum izlediklerimi.

Çamaşırhane 1. Dünya Savaşı öncesi Fransa'da adı üstünde bir çamaşırhanede geçmektedir. Hayatlarını çamaşır yıkarak kazanan her tipten kadının bulunduğu bir yerdir burası. Oyuncuların diyologlarından o dönem yaşanan sıkıntıları, bir kadının kadın olarak yaşadığı sıkıntıları, genç kızların kurduğu hayalleri, genç kızken kurduğu hayaller yıkılınca depresyona girmiş kadınların hüznünü, kardeşlerinin sıkıntı çekmeden büyümesi için hayatını çamaşırhane harcayan kızın hikayesi gibi birçok hikaye güzel bir şekilde sahnede anlatılmaktadır.

Ben en çok sağır ve dilsiz kızın oyunculuğunu sevdim. O kadar saf ve masum bir karakterdi ki bayıldım. Etrafında olan biteni anlamıyor, diğer kadınları izleyip taklit ederek olaya dahil olmaya çalışıyor, ilgi görmeyince küsüyor, Belki küçük bir roldü ama…

Son Tango Tiyatro Oyunu

Tiyatronun alışkanlık yaptığı noktaya gelmiş bulunuyorum. Oyuncuların canlı performansını izlemek kesinlikle daha eğlenceli ve daha doğal. Efektlerle şişirilmiş milyon tane film zaten  elimizin altında neyse konumuza dönelim.

Son izlediğim oyun Son Tango oyununda Arjantin'de cunta dönemimde Maria ve Pedro'nun aşklarını ve dönemin olaylarının buna etkisi anlatılır.